
Sağlık Bakanlığı Güvenlik Soruşturması Olumsuz Gelenler İçin Dava Açılması Gerekir mi? (2026)
İçeriği Paylaş
Sağlık Bakanlığı güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanan adaylar açısından açılacak iptal davası, yalnızca bir atama işleminin geri alınması değil, aynı zamanda adayın tüm kamu kariyerini koruyan hayati bir hukuki güvencedir. Güvenlik soruşturması gerekçe gösterilerek tesis edilen bu tür idari işlemler, somut delil ve hukuki dayanak içermediği takdirde yargı denetimine açık olup, süresi içinde açılacak dava ile hukuka aykırılığın tespiti mümkündür.
Genellikle adli sicil kayıtları, arşiv araştırmasında çıkan eski davalar, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararları veya en yaygın olarak "istihbari bilgiler" gerekçe gösterilir. Adli makamlarca suç teşkil etmeyen bazı durumlar, idari komisyonlarca "sakıncalı" olarak yorumlanabilmektedir. Ancak bu gerekçeler çoğu zaman somut dayanaktan yoksundur ve yargı denetimiyle iptal edilebilir.
Hayır, mevcut durum değişmedikçe bu pek mümkün değildir. Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanan bir aday, bu işlem yargı yoluyla iptal edilmediği sürece Bakanlık nezdinde "kamu görevine girmek için gerekli şartları taşımıyor" olarak fişlenir. Bu durum, sonraki atama dönemlerinde de sistemin otomatik olarak karşınıza çıkaracağı bir engel haline gelir.
Uygulamada, Sağlık Bakanlığına veya ilgili birimlere yapılan bireysel itirazların neredeyse tamamı "işlemimizde hukuka aykırılık bulunmamasından dolayı itirazınız yerinde görülmemiştir" denilerek reddedilmektedir. İdari komisyonlar kendi verdikleri karardan geri dönmeye dirençlidirler. Bu nedenle vakit kaybetmeden doğrudan İdare Mahkemelerinde dava yoluna gidilmelidir.
İdare mahkemelerindeki iptal davaları genellikle 8 ila 14 ay arasında sürer. Ancak davanın başında talep edilen "Yürütmenin Durdurulması" (YD) kararı hayati önem taşır. Eğer mahkeme işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunu ve telafisi imkansız zararlar doğuracağını kabul ederek YD kararı verirse, dava bitmeden atama işlemlerinizin devam etmesi sağlanabilir.
Kesinlikle olumsuz bir etkisi olmaz. Aksine, anayasal bir hak olan hak arama hürriyetini kullanmak onurlu bir davranıştır. Kazanılan bir dava sonucunda atamanızın yapılması durumunda siciliniz temiz kalır ve davanın kazanılmış olması sizin "hukuken aklandığınızın" en büyük kanıtı olur. İdare, mahkeme kararını uygulamakla yükümlüdür.
Ayça Tayarer, Ocak 2026, Ankara

İçindekiler
ToggleSağlık Bakanlığı Güvenlik Soruşturması Olumsuz Gelenler İçin Dava Açılması Gerekir mi?
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin usul ve esaslar, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile düzenlenmiş olup, bu Kanun kapsamında tesis edilen işlemler de diğer tüm idari işlemler gibi yargı denetimine tabidir.
Sağlık Bakanlığı bünyesinde görev almak üzere sınav aşamalarını geçen, KPSS puanı ile yerleşen veya kura sonucu ismi çıkan yüzlerce aday, bugünlerde sağlık bakanlığı güvenlik soruşturması olumsuz sonucu ile sarsılmaktadır. Yıllarca süren eğitim hayatının, zorlu nöbetlerin ve verilen büyük emeklerin bir kâğıt parçası üzerindeki tek bir değerlendirme ile yok sayılması, sadece bir hayal kırıklığı değil, aynı zamanda ciddi bir hukuk mücadelesinin de başlangıç noktasıdır. Sağlık personeli alımlarında uygulanan güvenlik soruşturması süreci, adayın yalnızca mesleki yeterliliğini değil, tüm geçmişini ve sosyal çevresini de kapsayan geniş bir incelemeye dayanmaktadır. Ancak uygulamada, sağlık bakanlığı güvenlik soruşturması olumsuz değerlendirmelerinin çoğu zaman hukuki sınırları aştığı ve adayların somut gerekçe gösterilmeksizin sistem dışı bırakıldığı görülmektedir. Bu makalede, sağlık bakanlığı güvenlik soruşturması olumsuz gelen adayların karşılaştığı bu hukuki engeli nasıl aşabileceklerini, neden dava açmalarının fiilen zorunlu hâle geldiğini ve yargı sürecinin nasıl işlediğini ayrıntılı biçimde ele alacağız. Unutulmamalıdır ki, idarenin her türlü işlemi gibi güvenlik soruşturması sonucunda tesis edilen işlemler de yargı denetimine tabidir.
Sağlık Bakanlığı Güvenlik Soruşturması Olumsuz Sonucu Ne Anlama Gelir?
Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen personel temin süreçlerinde, adayın mesleki yeterliliği kadar “devlete sadakat ve güven” unsurları da 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kapsamında denetlenmektedir. Ancak bu denetim sonucunda tarafınıza tebliğ edilen “güvenlik soruşturması olumsuz” ibaresi, aslında çok keskin ve sonuçları ağır bir idari işlemdir. Bu sonuç, doğrudan ve tartışmasız bir şekilde ATAMASIZLIK anlamına gelir. Yerleştiğiniz kadroya giriş hakkınız fiilen elinden alınmış, kazandığınız hak yok sayılmıştır. Birçok aday bu sonucu aldığında bunun geçici bir durum olduğunu veya başka bir kadroya yerleşerek bu sorunu aşabileceğini düşünse de gerçek bu değildir. Bu karar, sizin devlet memuru olma liyakatinize vurulmuş bir mühürdür. Eğer bu işleme karşı profesyonel bir hukuki hamle yapmazsanız, sağlık sektöründeki kamu kariyeriniz daha başlamadan sona ermiş olur. Bu durumun bir “tavsiye” veya “bekleme süreci” olmadığını, idarenin size kapıyı tamamen kapattığı kesin bir ret kararı olduğunu anlamak mağduriyetin giderilmesi için ilk adımdır.
Güvenlik Soruşturması Olumsuz Geldiğinde Başka Bir Yol Var mı?
Pek çok aday, sağlık bakanlığı güvenlik soruşturması olumsuz sonucuyla karşılaştığında Bakanlık nezdinde idari çözüm arayışına girmekte; sözlü görüşmeler, tanıdık aracılığıyla girişimler veya standart dilekçelerle itiraz yolunu denemektedir. Ancak uygulamada karşılaşılan hukuki gerçek şudur ki; bu tür idari başvurular herhangi bir hukuki sonuç doğurmamaktadır.
Sağlık Bakanlığı, güvenlik soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT gibi güvenlik birimlerinden gelen raporları esas almakta ve bünyesinde oluşturulan Değerlendirme Komisyonu kararlarından idari aşamada geri dönmemektedir. Komisyonlar, idarenin güvenliğini önceleyen bir bakış açısıyla hareket ettiğinden, bireysel hak ve özgürlükler çoğu zaman ikincil planda kalmaktadır.
Bu noktada, sağlık bakanlığı güvenlik soruşturması olumsuz işlemine karşı başvurulabilecek tek etkili ve sonuç doğurucu yol, İdare Mahkemelerinde açılacak iptal davasıdır. “Zamanla düzelir”, “bir sonraki atamada değerlendirilir” şeklindeki beklentiler, dava açma süresinin kaçırılmasına ve telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açmaktadır.
Sağlık Bakanlığı Güvenlik Soruşturması Nedeniyle Açılan Davalar
İdari yargıda açılan bu davalarda mahkemeler, idarenin takdir yetkisini mutlak bir güç olarak değil, hukuk sınırları içinde bir yetki olarak kullanıp kullanmadığını denetler. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) çerçevesinde görülen bu dosyalarda, mahkeme Sağlık Bakanlığı’ndan “olumsuzluk” gerekçesini tüm belgeleriyle birlikte sunmasını ister. Genellikle karşımıza çıkan “sebep gösterilmeden veya soyut istihbari notlara dayanarak yapılan olumsuz değerlendirmeler”, yargı nezdinde hukuka aykırı bulunmaktadır. Hukuk devletinde idare, adayın hangi somut eylemi veya hangi kanıtlanabilir ilişkisi nedeniyle “sakıncalı” bulunduğunu ispatlamak zorundadır. Sadece bir istihbari not, uzak bir akrabanın (hatta bazen boşanmış eşin veya uzak kuzenin) durumu üzerinden yapılan atama iptalleri, ölçülülük ilkesine aykırıdır. Mahkemeler, adayın şahsi bir kusurunun olup olmadığını, hakkındaki iddiaların somut bir delile dayanıp dayanmadığını ve bu durumun kamu görevine engel teşkil edip etmediğini titizlikle inceler. Sağlık Bakanlığı davalarında özellikle “kamu yararı” ve “bireysel hak” dengesi mahkemelerce hassasiyetle gözetilmektedir.
Dava Açılmazsa Ne Olur?
Buradaki en büyük ve geri dönülemez risk, hak düşürücü süre unsurudur. Sağlık Bakanlığı güvenlik soruşturması olumsuz sonucu nedeniyle tesis edilen idari işlemlere karşı dava açma süresi, kararın kişiye tebliğ edilmesinden (veya fiilen öğrenilmesinden) itibaren 60 gündür. Bu kritik süre içinde iptal davası açılmadığı takdirde, sağlık bakanlığı güvenlik soruşturması olumsuz kararı kesinleşir ve artık yargı denetimine kapalı hâle gelir.
Bu durum yalnızca mevcut atamanın kaybedilmesiyle sınırlı kalmaz. Kesinleşmiş bir sağlık bakanlığı güvenlik soruşturması olumsuz kaydı, ilerleyen yıllarda yapılacak tüm kamu personeli alımlarında, adayın karşısına çıkan “Daha önce güvenlik soruşturmanız olumsuz sonuçlandı mı?” sorusu ile birlikte kalıcı bir engel hâline gelir. Yargı yolu kapandığı için bu kayıt fiilen silinemez ve adayın kamu görevine girişini uzun vadede ciddi biçimde sınırlar.
Bu nedenle bilinmelidir ki; dava açmak yalnızca bugünkü atamayı geri kazanma meselesi değildir. Sağlık Bakanlığı güvenlik soruşturması olumsuz işleminin yargı yoluyla iptal edilmesi, aynı zamanda adayın mesleki geleceğini, itibarını ve ilerideki tüm kamu görevine giriş ihtimallerini koruma altına almak anlamına gelir. Sürenin geçirilmesi ise, haklı olunsa dahi hukukun sağladığı korumanın tamamen kaybedilmesi sonucunu doğurur.
Bu Süreçte Yapılan En Yaygın Hatalar
Hukuki süreçlerde yapılan küçük usul hataları, davanın esastan incelenmeden reddine veya sürecin kördüğüme dönmesine neden olabilir. Sağlık personeli adaylarının düştüğü en yaygın hatalar şunlardır:
- 60 Günlük Süreyi Kaçırmak: “Belki bir tanıdık vasıtasıyla çözerim” veya “Hastaneyi arayıp sorayım” diyerek altın değerindeki günleri harcamak.
- Yanlış Mahkemede Dava Açmak: Sağlık Bakanlığı’nın merkez teşkilatı tarafından tesis edilen işlemlerde yetkili mahkeme Ankara İdare Mahkemeleridir. Yerel mahkemelerde açılan davalar, görevsizlik veya yetkisizlik kararlarıyla aylarca süren zaman kayıplarına neden olur.
- Eksik veya Yanlış Dilekçe Hazırlamak: İnternetten bulunan, herkes için aynı olan matbu dilekçelerle dava açmak. Her adayın durumu özeldir; birinin sorunu HAGB iken diğerininki akraba ilişkisi olabilir. Savunmanın bu özel duruma göre kurgulanması şarttır.
- Gerekçesiz İşlemle Yetinmek: Tebligatta net bir sebep yazmıyor diye “idarenin bildiği bir şey vardır” diyerek kabullenmek. Halbuki asıl o zaman dava açılmalıdır ki, idare o gizli gerekçeyi mahkeme heyetine sunmak zorunda kalsın.
- Yürütmenin Durdurulması Talebinde Bulunmamak: Davanın sonuçlanmasını beklemeden atama hakkını koruyacak olan YD talebinin dilekçede profesyonelce vurgulanmaması büyük bir eksikliktir.
Sonuç
Sağlık Bakanlığı güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemleri, her ne kadar kurum içi komisyonlarca gizlilik içinde yürütülse de, nihayetinde idarenin bir tasarrufudur ve anayasamız gereği yargı denetimine tabidir. Hiçbir komisyon veya kurul, bir vatandaşı somut ve hukuki bir gerekçe sunmadan kamu görevinden mahrum bırakamaz. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve idarenin her türlü eylem ve işlemi bağımsız yargıçların denetimi altındadır. Hak kaybı yaşanmaması için sürelerin çok iyi takip edilmesi ve usul kurallarına azami dikkat edilmesi gerekir. Mağduriyetinizin kalıcı bir engele dönüşmesine, yılların emeğinin bir anda silinmesine izin vermeyin.
Sağlık personeli olma yolunda verdiğiniz emeklerin karşılığını almak ve haksız bir idari işlemi hukuk yoluyla iptal ettirmek için kararlı olmalısınız. Sürecin teknik detayları, emsal yargı kararları ve izlenmesi gereken stratejik adımlar hakkında daha fazla bilgi almak için güvenlik soruşturması süreci sayfamızı ziyaret etmenizi önemle tavsiye ederiz.
