
Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması: İptal Davası ve Emsal Karar Analizi (2026)
İçeriği Paylaş
İçindekiler
Toggle7315 Sayılı Kanun Kapsamında Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması: İptal Davası ve Emsal Karar Analizi (2026)
Ayça Tayarer, Ocak 2026, Ankara

Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde uzman erbaş olarak istihdam edilmek isteyen adaylar için sınav başarısı kadar kritik olan bir diğer aşama, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca yürütülen tahkikat sürecidir. 2026 yılı itibarıyla, idari yargı denetimi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda şekillenen bu süreç, sadece adli sicil kaydı sorgulamasından ibaret olmayıp, adayın devlete sadakatini ve görevin hassasiyetine uygunluğunu denetleyen teknik bir mekanizmaya dönüşmüştür. Bu makalede, güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanan adayların hukuki durumlarını, elenme gerekçelerinin idare hukuku ilkeleri ışığında analizini ve emsal kararlar üzerinden iptal davası stratejilerini ele alacağız.
I. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının Hukuki Çerçevesi
Güvenlik soruşturması işlemleri, 7315 Sayılı Kanun’un 3. maddesi uyarınca jandarma, emniyet ve sahil güvenlik gibi stratejik birimlerde çalışacak kamu personeli için zorunlu kılınmıştır. Arşiv araştırması; kişinin adli sicil kaydını ve kolluk tarafından aranıp aranmadığını denetlerken, güvenlik soruşturması bu verilere ek olarak kişinin terör örgütleriyle irtibatı, yabancı devlet kurumlarıyla ilişkisi ve göreve yansıyacak olgusal verilerinin yerinden araştırılmasını kapsar.
Uzman erbaş adayları için bu süreç, Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 6. Maddesinin (g) bendi (popüler tabiriyle 6/g) ile somutlaşır. İdare, güvenlik soruşturmasının “olumsuz” olduğuna dair kurulan Değerlendirme Komisyonu kararına dayanarak adayın işlemlerini sonlandırmaktadır. Ancak bu takdir yetkisi mutlak olmayıp, somut veri ve delillere dayanmak zorundadır.
II. Uzman Erbaş Elenme Gerekçelerinde Hukuki Denetim: HAGB ve Derdest Dosyalar
Adayların en sık karşılaştığı elenme sebepleri, geçmişte alınan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararları ve devam eden (derdest) ceza davası soruşturmalarıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca HAGB, hukuki bir mahkumiyet sonucu doğurmasa da, askeri personel alımlarında idare bu kayıtları birer risk unsuru olarak görme eğilimindedir. Özellikle uzman erbaş güvenlik soruşturması aşamasında, idare geniş bir takdir yetkisi kullanmaya çalışmaktadır.
Hukuki denetim noktasında belirleyici olan kıstas ölçülülük ilkesidir. İşlenen fiilin niteliği, adayın yaşı ve fiilin üzerinden geçen süre ile uzman erbaşlık görevinin gerektirdiği vakur duruş arasındaki denge mahkemelerce titizlikle incelenmektedir. Somut bir veri içermeyen, sadece “istihbarat notu” veya “çevre araştırması” gibi soyut ifadelere dayanan ret işlemleri, idari yargı tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edilmektedir.
III. Emsal Karar Analizi: Ankara İdare Mahkemeleri Yaklaşımı
Güvenlik soruşturması uyuşmazlıklarında kararların içeriği, davanın seyrini doğrudan etkiler. Ankara İdare Mahkemelerinin 2025 yılına ait iki farklı kararı, yargının “fiilin niteliği” ve “takdir yetkisi” arasındaki farkı nasıl ortaya koyduğunu göstermektedir:
1. Fiilin Ağırlığı ve Mesleğe Etkisi Analizi (Olumlu Sonuç)
İlk vakada, davacı aday hakkında geçmişte “Bilişim Sistemine Hukuka Aykırı Girme” suçundan verilen bir adli para cezası ve HAGB kararı gerekçe gösterilerek ataması yapılmamıştır. Mahkeme yaptığı incelemede; suçun içeriğinin bir arkadaşının sosyal medya hesabına şaka amaçlı girilmesi olduğunu, adayın başka bir adli kaydının bulunmadığını saptamıştır. Mahkeme; fiilin uzman erbaş güvenlik soruşturması kapsamında elenmeye neden olacak bir ahlaki zafiyet veya güvenlik riski oluşturmadığına, 7315 sayılı Kanun kapsamındaki verilerin elenmeye yeterli nitelik ve ağırlıkta olmadığına hükmederek yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir.
2. Derdest Soruşturmalar ve Kamu Yararı (Olumsuz Sonuç)
İkinci vakada ise aday hakkında “Bilişim Sistemleri Kullanılarak Dolandırıcılık” suçundan devam eden bir soruşturma bulunmaktadır. Mahkeme, bu suçun niteliği (yüz kızartıcı ve kamu güvenliğini ilgilendiren boyutu) ve uzman erbaşlık mesleğinin gerektirdiği yüksek hassasiyet ile sadakat yükümlülüğünü birlikte değerlendirmiştir. Suç kesinleşmemiş olsa dahi, olayın vehameti ve soruşturma aşamasındaki olgular ışığında idarenin “en uygun adayı seçme” konusundaki takdir yetkisini bu yönde kullanmasını hukuka uygun bularak davayı reddetmiştir. Diğer bir anlatımla, uzman erbaş güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz değerlendirilmesini ve idarenin “en uygun adayı seçme” konusundaki takdir yetkisini hukuka uygun bulmuştur.
IV. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması İptal Davası ve Yürütmeyi Durdurma
Uzman erbaş adaylık işlemleri sonlandırılan kişilerin, bu işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açması zaruridir. Bu davalarda davanın esası kadar, güvenlik soruşturması süreci boyunca yaşanacak ekonomik ve mesleki kayıpların önüne geçmek için Yürütmenin Durdurulması (YD) talep edilmelidir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararların doğacağı aşikar ise mahkeme ivedilikle YD kararı verebilmektedir. Özellikle somut delile dayanmayan ve 7315 sayılı Kanun’un emredici hükümlerine aykırı tesis edilen işlemler için YD kararı, adayın eğitimine geri dönmesini veya birliğine katılmasını sağlar.
V. Uzman Erbaş Güvenlik Soruşturması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Güvenlik soruşturmasında ‘6/g’ maddesi ile elenmek ne anlama gelir?
Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 6. maddesinin (g) bendi, güvenlik soruşturmasının uygun olması şartını düzenler. İdare, yaptığı tahkikat neticesinde elde ettiği verileri (HAGB, istihbarat notu vb.) görevle bağdaşmaz gördüğünde bu maddeye dayanarak adayı eler. Bu durum, süresi içinde idari yargıya taşınabilecek bir işlemdir.
2. HAGB kararı alan bir aday her zaman elenir mi?
Hayır. Danıştay ve İdare Mahkemelerinin yerleşik içtihatlarına göre, HAGB kararları tek başına elenme gerekçesi yapılamaz. Suçun niteliği, hapis cezası süresi (1 yıl ve üstü kritik sınır) ve devletin güvenliğine/milli savunmaya etkisi irdelenmelidir. Basit suçlar nedeniyle verilen HAGB kararları genellikle dava yoluyla iptal edilmektedir.
3. Aile bireylerinin adli sicili uzman erbaş adayını eler mi?
Cezaların şahsiliği ilkesi gereği, aile üyelerinin fiilleri doğrudan adayı bağlamaz. Ancak terör örgütlerine veya milli güvenliğe aykırı oluşumlara (FETÖ, PKK vb.) irtibat ve iltisak tespiti durumunda, bu durum aday üzerinde bir risk olarak değerlendirilebilir. Bu gibi hassas durumlarda idarenin somut delil sunma yükümlülüğü artmaktadır.
4. Güvenlik soruşturması süreci ne kadar sürer ve bu aşamada dava açılabilir mi?
7315 Sayılı Kanun ve yönetmelikler uyarınca araştırmanın 60 iş günü içinde tamamlanması gerekse de uygulama bir yıla kadar uzayabilmektedir. Dava açma hakkı ancak “red” işlemi tebliğ edildikten (veya CİMER vb. üzerinden öğrenildikten) sonra doğar.
5. İdari dava açmak için 60 günlük süreyi kaçırırsam ne olur?
Bu süre hak düşürücü bir süredir. Sürenin kaçırılması halinde davanın esasına girilmeksizin ‘süre aşımı’ nedeniyle usulden ret kararı verilir. Bu nedenle SMS veya tebligat gelir gelmez hukuki süreci başlatmak haklarınız açısından hayati önemdedir.
Sonuç
Uzman erbaş güvenlik soruşturması süreci, bireyin anayasal çalışma hakkı ile devletin güvenliği arasındaki hassas denge üzerindedir. İdarenin bu aşamada tesis ettiği her işlemin denetime elverişli olması ve nesnel verilere dayanması şarttır. Haklılık payı olan adayların, keyfi veya ölçüsüz değerlendirmeler nedeniyle mağdur olmaması için uzman bir idare hukuku avukatından destek alarak hukuki mücadelelerini başlatmaları, kariyerlerinin ve özlük haklarının korunması bakımından elzemdir.
Konuyla ilgili daha detaylı mevzuat incelemesi için Mevzuat Bilgi Sistemi ve T.C. İçişleri Bakanlığı’nın resmi duyuruları takip edilebilir.
