
Doçentlik Yanlış veya Yanıltıcı Beyan Etik İhlali Dava Süreci: 7 Hukuki Değerlendirme
İçeriği Paylaş
Doçentlik yanlış veya yanıltıcı beyan etik ihlali dava süreci, doçentlik başvurularında etik inceleme sonucunda tesis edilen iptal işlemlerinin idari yargı denetimine tabi tutulması bakımından önem arz etmektedir.
Doçentlik başvurusu, jüri üyelerinin adayı akademik olarak başarısız bulması veya başvuru dosyasında etik ihlal (intihal, sahtecilik, yanıltıcı beyan, vb.) tespit edilmesi durumunda iptal edilir. Özellikle beyannamedeki teknik hatalar, ÜAK tarafından doğrudan 'yanlış beyan' olarak nitelendirilerek iptal gerekçesi yapılabilmektedir.
Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemler bütünüdür. 2547 sayılı Kanun ve ilgili yönergelerde; başkasına ait fikirleri kaynak göstermeden kullanmak (intihal), olmayan verileri üretmek (uydurma), verileri değiştirmek (çarpıtma) veya yayınlanmamış eseri yayınlanmış gibi göstermek (yanlış beyan) etik ihlal sayılır.
Adayın başvuru beyannamesinde eserlerine ilişkin gerçeğe aykırı bilgi vermesidir. İdare, genellikle eylemin sonucuna bakarak karar verirken; yargı yerleri adayın 'kasıt' durumunu inceler. Hata sehven mi yapıldı yoksa aday bu beyanla haksız bir akademik puan mı elde etmeyi amaçladı sorusu, yargılamanın kaderini belirler.
Kesinleşen idari işleme karşı, tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde iptal davası açabilir. Ayrıca, kararın uygulanması telafisi güç zararlar doğuracağından (akademik unvanın alınamaması), dava dilekçesinde mutlaka 'Yürütmeyi Durdurma' (YD) talebinde bulunulmalıdır.
Türkiye'de idari yargı kararları somut olaya özgü olsa da, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemelerinin yerleşik içtihatları mahkemeler üzerinde yönlendirici etkiye sahiptir. Özellikle 'sehven yapılan ve sonuca etkili olmayan hataların etik ihlal sayılamayacağı' yönündeki emsal kararlar, savunmanın temelini oluşturur.
YD kararı verilebilmesi için İYUK m.27 gereği iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: 1) İşlemin açıkça hukuka aykırı olması, 2) İşlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması. Doçentlik iptali kariyeri dondurduğu için ikinci şartı sağlar; ilk şart ise dilekçedeki hukuki gerekçelerin gücüne bağlıdır.
İlk derece mahkemesi (idare mahkemesi) süreci yaklaşık 8-12 ay sürmektedir. İstinaf (Bölge İdare Mahkemesi) süreciyle birlikte yargılama 1.5 - 2 yılı bulabilir. Ancak YD (Yürütmeyi Durdurma) kararı alınması durumunda, mahkeme süreci devam etse bile idari işlem durdurulur ve aday haklarını kullanmaya devam edebilir.
Ayça Tayarer, Aralık 2025, Ankara

İçindekiler
ToggleDoçentlik Yanlış veya Yanıltıcı Beyan Etik İhlali Dava Süreci: 7 Hukuki Değerlendirme
Akademik kariyerinizin en kritik aşamalarından biri olan doçentlik sürecinde karşılaşabileceğiniz en ciddi engel, doçentlik yanlış veya yanıltıcı beyan etik ihlali dava konusu olabilecek idari yaptırımlardır. Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) tarafından tesis edilen etik ihlal kararları, idari yargı denetimine tabi olup; bu makalede doçentlik yanlış veya yanıltıcı beyan etik ihlali dava süreçlerini, Danıştay içtihatları ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu çerçevesinde hukuki bir perspektifle ele alacağız.
Doçentlikte Yanlış veya Yanıltıcı Beyan Kavramı
Hukuki güvenlik ilkesi gereği, idarenin eylem ve işlemleri belirli ve öngörülebilir olmalıdır. Ancak doçentlik başvurularında sıkça karşılaşılan bir sorun, maddi hataların doğrudan etik ihlal olarak nitelendirilmesidir. Doçentlik yanlış veya yanıltıcı beyan etik ihlali dava dosyaları incelendiğinde; “Endeks bilgisinin yanlış girilmesi”, “Yayımlanmamış makalenin yayımlanmış gibi gösterilmesi” veya “Atıfların hatalı beyan edilmesi” gibi durumların bu kapsamda değerlendirildiği görülmektedir. İdarenin bu katı yaklaşımı, “kasıt” unsurunu göz ardı ettiği için çoğu zaman hukuk devletinin gerekleriyle bağdaşmamaktadır. Bilim insanının dikkatsizliği disiplin suçu olabilir, ancak her dikkatsizlik “etik ihlal” değildir.
Doçentlik Yanlış veya Yanıltıcı Beyan Etik İhlali Dava Yolu
ÜAK Etik Komisyonu tarafından verilen iptal kararı, ilgiliye tebliğ edildikten sonra idari dava açma süresi başlar. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup 60 gündür. Yetkili mahkeme, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer olan Ankara İdare Mahkemeleridir. Doçentlik yanlış veya yanıltıcı beyan etik ihlali dava süreci, teknik bir idari yargılama usulünü gerektirir. Dava dilekçesinde; işlemin konu, sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılığı somut delillerle ortaya konulmalı ve mutlaka yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. Zira dava tek başına yürütmeyi durdurmaz ve YD kararı alınmazsa aday başvuru dönemini ve akademik haklarını kaybetmeye devam eder.
Etik İhlal Kararlarının İdari Yargı Denetimi
İdari yargı mercileri, etik kurulların yerine geçerek bilimsel değerlendirme yapmazlar (yerindelik denetimi yasağı). Ancak, kurulların hukuka uygun hareket edip etmediğini, takdir yetkisini objektif kullanıp kullanmadığını denetlerler. Yargı denetiminde esas alınan en temel kriter “Ölçülülük İlkesi”dir. Eğer adayın yaptığı hata (örneğin bir makalenin yanlış beyanı), toplam puanı etkilemiyorsa ve bu eser çıkarıldığında dahi aday asgari şartları sağlıyorsa, başvurunun tamamen iptal edilmesi ölçüsüz bir yaptırım olacaktır. İşte bu noktada doçentlik yanlış veya yanıltıcı beyan etik ihlali dava süreçlerinde mahkemeler, “sonuca etkili olmayan şekli hata” gerekçesiyle iptal kararı verebilmektedir.
Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesi İçtihatları
Yüksek mahkemelerin istikrar kazanmış kararları, “kusursuz sorumluluk” anlayışını reddetmektedir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi; adayın geçmişi, bilimsel yetkinliği ve hatanın niteliğini bir bütün olarak değerlendirir. Emsal kararlarda özetle; “Yanlış beyanın adaya haksız bir akademik menfaat sağlamadığı, hatanın maddi hata (sehven) niteliğinde olduğu durumlarda etik ihlalden bahsedilemeyeceği” vurgulanmaktadır. Bu nedenle doçentlik yanlış veya yanıltıcı beyan etik ihlali dava dilekçelerinde, bu emsal içtihatlara atıf yapılması davanın seyri açısından hayati önem taşır.
Doçentlik Başvurusunun İptali Halinde Hukuki Sonuçlar
Etik ihlal kararı sadece o dönemki başvuruyu iptal etmekle kalmaz, zincirleme hak kayıplarına yol açar. Aday, belirli bir süre doçentlik sınavına başvurmaktan men edilir. Ayrıca durum, adayın kadrosunun bulunduğu üniversite rektörlüğüne bildirilir ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca disiplin soruşturması başlatılması istenir. Bu süreç “kamu görevinden çıkarılma” cezasına kadar gidebilir. Dolayısıyla, ÜAK kararına karşı açılacak doçentlik yanlış veya yanıltıcı beyan etik ihlali dava süreci, aslında bir akademisyenin tüm mesleki geleceğini korumaya yönelik en önemli hukuki kalkanıdır.
Sonuç olarak; akademik özgürlükler keyfi idari işlemlere feda edilemez. Haksız bir etik ihlal isnadıyla karşılaştığınızda, idari dava yoluyla haklarınızı aramanız anayasal bir güvencedir. Süreci ehil hukukçularla yönetmek, hak kaybı yaşamanızı önleyecektir.
Resmi kaynaklar için Danıştay ve Resmî Gazete sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.
